Şıklığın en önemli tamamlayıcısı özgüvendir. En pahalı ya da en ihtişamlı kıyafeti giymek değil, onu gururla taşımak şıklığı belirler. Bir gelinlik içinde kendini rahat hisseden kadın, çevresindekilere ışık saçar. Aynı şekilde damat da kendine yakışan, rahat ama şık bir takımla giydiğinde, o günün lideri gibi hisseder. Güven hissi, kıyafet seçiminden tavırlara kadar her şeye yansır.
Güven, sadece görünümle ilgili değil, aynı zamanda duygusal bir durumdur. Kına gecesinde dans ederken özgüvenle dönen bir kadın, üzerindeki kıyafet ne olursa olsun izleyenleri etkiler. Elbiseye ya da aksesuara hükmeden biri, o parçayı olduğundan daha değerli hale getirir. Güven, postürden mimiklere, jestlerden yürüyüşe kadar her detaya nüfuz eder.
Ayrıca güven hissi, kişinin kendi stilini yansıtmasından da doğar. Modaya değil, kendine uygun olanı seçen kişiler, daha kendinden emin görünür. Düğün günü bir kadının saç modeli, makyajı ve elbisesi birbirini tamamladığında, iç huzuru da dışa yansır. Güven olmadan şıklık eksik kalır; çünkü kıyafet sadece bir kılıftır, gerçek etki onu taşıyan kişiden gelir.
Özgüven, fotoğraflarda bile fark edilen görünmez bir ışıltıdır. Düğün gününde bu enerji, hem gelin ve damada hem de davetlilere pozitif bir atmosfer olarak yansır. Sonuçta, en güzel aksesuar her zaman kendine güvenen bir gülümsemedir.